Ege Siyaset Gazetesi - Ege'nin Siyaset Adresi
 
Ana Sayfam Yap Favorilere Ekle Künye    
  Dr.Ayhan Sevinç'in Gündeme İlişkin Açıklamaları
Gündem Politika EGE SİYASET Ege Haberleri Dünyadan Ekonomi Eğitim Aile Sağlık Teknoloji Magazin Spor


Sema Pekdaş: Ne Atatürk Rozetli ne de Başörtülü

İzmir Barosu Başkanı Sema Pekdaş AKŞAM Gazetesi Şenay YILDIZ ile yaptığı röportajda "Ne Atatürk rozetli yargıç ne de başörtülü avukat olsun" dedi.
04.02.2013 - 19:54
Yazı Boyutu : Yazı Küçült Yazı Büyüt
Akşam Gazetesi'nden Şenay Yıldız'ın bugün yayınlanan röportajından alınmıştır.
 
 RÖPORTAJDAN DİKKAT ÇEKİCİ AÇIKLAMALARI
 
-Avukatlığın kurucu unsur olmaktan çıkarılması nasıl bir sakınca doğurur?
 
Hukuk devleti olmaktan çıkarır. Gerçek, işlevsel bir savunma hakkına sahip olmadan, ithamla hüküm verme noktasına gelirsiniz. Bugün Türkiye'nin sorunu bu. Balyoz'da, Ergenekon'da, KCK tutuklamalarında... Avukatlar bu nedenle bağırıyor. Savunma hakkı yerine getirilemiyor, söz verilmiyor, delillerimiz tartışılmıyor ve 'savunma olmadan hüküm tesis edelim' deniyor. Hukuk devletiyseniz, savunmaya tahammül etmek zorundasınız. Tren kaçıyor, bunları düzeltmek zorundayız. Türkiye hiçbir zaman gerçekten hukuk devleti olmadı ama bu bir fikir, ideal olarak vardı. Şimdi bu idealden de uzaklaşıyoruz. Hukuk devleti idealini de kaybetmek üzereyiz. 
 
- Hakim ve savcıların böyle hareket etmelerini nasıl izah ediyorsunuz? 
 
Bence kendilerini memur olarak düşünüyorlar. Memur değiller. Dik duruşlu, çok cesaretli hakim ve savcılarımız da var ama sayıları çok az. Onların varlığı da umut...
 
 
Ne Atatürk rozetli yargıç ne de başörtülü avukat olsun
 
- Avukatların başörtüsüyle davalara girmesi meselesine nasıl bakıyorsunuz?
 
Ben başörtülü üniversitede okunmasını, kadınların başörtüsü özgürlüğünü ve yaşamda yer almalarını hep savundum. Ama bazı görevler vardır ki, o görevler bir inancı sembolize eden hiçbir takının, örtünün, kıyafetin olmayacağı görevlerdir. Yargı bunlardan birisidir. Laik hukuk sisteminde görev yapan hakimler, savcılar ve avukatlar görüntüleriyle de tarafsız, renksiz, kokusuz olduklarını göstermelidirler. 
 
- Avukatın duruşmaya türbanla girmesi onu taraf yapar mı?
 
Yapar. 'Ben inancımı yaşıyorum' diyor ve onu size gösteriyor. Biz niye cüppe giyiyoruz mesela?  Cüppelerimizde düğme yoktur. Özgürüm, bağımsızım, ben kimsenin karşısında düğme iliklemem. Cebim yoktur, menfaat almam. Sembollerin mesajları vardır. Bu nedenle yargının kurucu unsuru olan avukatların da yargının tüm tarafları gibi objektifliğinin, tarafsızlığının görünmesi lazım. Burka takan bir kadın da 'Bu benim inancım' derse, onun da duruşmalara böyle girmesine, avukatlık yapmasına izin verecek miyiz? Nereye kadar götüreceğiz bu süreci? 
 
RENKSİZ DEVLET
 
- Siz insan hakları konusunda çok mücadele vermiş bir avukatsınız ama türbanlı avukatlara gelince bunu insan hakkı olarak görmüyorsunuz...
 
Bu insan hakkı perspektifinden tartışılacak bir konu değil. Her mesleğin kuralları, mesleği meslek yapan özellikler vardır. Orduda istediğim kıyafetle çalışırım, polis olarak istediğim gibi gidebilirim diyebilir misiniz? Avukatlık serbest yapılan bir iş ama sadece ticarete indirgenebilecek bir serbest meslek değil. Kamu görevi yapan kişilerin her türlü siyasi görüşten, inançtan, ideolojiden azade olduklarının gösterilmesi gerekir. 'Ben inancımı yaşıyorsam, onu göstermeliyim' deniyor. O zaman yıllardır Kemalist ideoloji diye devleti niye eleştirdiniz? O zaman da devletin rengi, kokusu vardı. Ona yanlış diyorsunuz da bunu niye sunuyorsunuz? Ben ona da yanlış diyordum, buna da karşıyım. Yargılananlar açısından, hakkı, özgürlüğü elinden alınanlar açısından da bu doğru değil. Bence yargıçlar da duruşmaya Atatürk bayrağı, Türk bayrağı rozeti takarak çıkmamalı. 
 
- Ne sakıncası var?
 
Yargıladığı insan Atatürk düşmanı da olabilir. Atatürk'e hakaret suçlamasıyla yargılanan bir kişiyi de yargılayabilir. Bitmiştir artık onun gözünde. Her şeyiyle tarafsızlığını göstermeli. Bu nedenle, inanç, ideoloji, düşünce... hiçbir şeyi üzerlerinde taşımamalılar. Yoksa yargılananın önyargılarının kararın önüne geçmesine neden olurlar. Kararlar bu saiklerle tartışılmamalı.
 
Barolar doğal olarak muhaliftir
 
- İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ve baronun 10 avukatı hakkında açılan davayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Baronun duruşma salonunda açıklama yapması doğru bir şey miydi?
 
Deveye boynun eğri demişler, nerem doğru ki demiş! Balyoz dosyasında sanık avukatları 'Etkin savunma görevini yerine getiremiyoruz' diye duruşmalara girmiyorlardı. İstanbul Barosu'na da konuyla ilgili şikayette bulunuyorlar. Ümit Kocasakal ve baro yönetimi Balyoz Davası'nda 'Savunmayı dinleyin, ceza yargılamasını usulüne göre yapın' diye bir serzeniş konuşması yapıyorlar. İstanbul barosuyla ilgili başlatılan süreci doğru bulmuyorum. Bu barolara yönelik saldırılardan birisidir. 
 
 
     Yorumlar
Adınız Soyadınız :
Yorumunuz :
Kalan karakter sayısı : 500

Toplam 0 Yorum Yapıldı

Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
EN ÇOK OKUNANLAR
Başbakan Davutoğlu İstifa Edecek mi? ::
Başbakan Davutoğlu İstifa Edecek mi?

Gazeteci Abdülkadir Selvi, Başbakan Davutoğlu'nun 'Sözleriniz veda konuşması gibi algılandı. Bırakıyor musunuz?' sorusunu 'Henüz karar vermedim. Karar aşamasındayım.' diye cevapladığını söyledi.

AK Parti Kongreye Gidiyor, Davutoğlu Veda Ediyor ::
AK Parti Kongreye Gidiyor, Davutoğlu Veda Ediyor

Erdoğan ve Davutoğlu'nun Beştepe zirvesinden kongre kararı çıktı. Başbakan partiyi kongreye götürecek ancak aday olmayacak. Kongrenin mayısın son haftası olması bekleniyor.

Onur YEŞİLÇAVDAR
'Bak yavrum öcü var'
EGE SPOR
Veysi BARAN
Yap Boz Ülkesi!
RÖPORTAJLAR
Dr. Ayhan SEVİNÇ
Seçime Beş Kala
Hüsnü Aktaş
Müslüman Mahkumlar
NAMAZ VAKİTLERİ - İZMİR
HAVA DURUMU - İZMİR
IZMIR
Diğer Ege İllerini Görmek İçin Tıklayın »
EGE SİYASET facebook'ta
 
 
 
 
 
 
 
       
Copyright © FERMANOĞLU BİLİŞİM | 2010 Tüm Hakları Saklıdır. Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz.
Destek: info@fermanoglu.net